İsveç Bayrağy Gökçe'nin İsveç Maceraları
Ana Sayfa
Neler Oldu?
2002'deki halim
İsveçliler
Stockholm & Ülke
Yeni Deneyimler
Sık Sorulanlar
Resimler
Yorumlar
Forum
ISIC Öğrenci Kartı

Stockholm & Ülke (2002):

Stockholm belki de dünyanın en güzel başkentlerinden birisi. Birincisi şehir birbirine köprülerle bağlanan 52 adet adadan oluşuyor ve gerçekten görülmeye değer bir doğa güzelliği ile beraber yaşıyor şehir. Binalarin tümünün boyu neredeyse aynı, caddeler son derece temiz ve düzenli, etraf park ve müzelerle dolu. Şehirde boş ya da kenar mahalle diyebileceğiniz yer neredeyse yok, gittiğim en küçük yerleşim birimlerinde bile belli bir düzen, temizlik ve güzellik var. En çok dikkatimi çeken parkların (ki benim gibi yeşillere serilip yatmayı seven bir halk var burada) ve trafik işaretlerinin çokluğu. (dörtlu kavşaklarda tam 16 tane ışık var, hangisine bakacağınızı şaşırıyorsunuz). Trafik tabi ki son derece düzenli, yaya geçitlerine adım attığınızda herkes duruyor, ayrıca en yırtık gençler bile trafik kurallarını ihlal etmekten kaçınıyorlar çünkü inanilmaz cezalar var burada. Partilerde şöför olan gençler kesinlikle bir damla içmiyorlar, ortam ne olursa olsun. Çünkü bir damla içkili araba kullanmanın cezası hapis ve trafikten men. Sonucu tahmin edebilirsiniz, cağdaş toplum olayı. Trafikle ilgili bir diğer detayda her türlü aracın her bölümünde emniyet kemeri takma zorunluluğu. İşe bazen Ericsson'un minibüsleri ile gidiyorum, minibüste bile oturulan her bölumde kemer takma zorunluluğu var. Bir konu da farların her zaman açık olması, gece gündüz açık geziyorlar; hatta bazı arabalar farları sürekli açık olmak üzere üretiliyorlar.

İsveç pahalı bir ülke, özellikle dışarıda yemek gerçekten pahalıya patlıyor. Düşünün ki en ucuz yemeği Burger King’de yiyoruz ve ona da 5 euro veriyoruz. İlginç olan tekstilde fiyatlar Türkiye ile kafa kafaya aynı ve buradaki birçok marka Türkiye’de üretiliyor. Burada hava su aralar İstanbul, Ankara’dan çok farklı değil hatta bazan gerçekten sıcak da oluyor. Herkes inatla kışın zor geçtiğini söylüyor, ben Ankara’da yaşadığım için bana koymaz diyorum ama hayatinda kar görmemiş olan ev arkadaşlarıma da acıyorum açıkçası. Buradaki güzel olaylardan bir diğeri de şehir suyu oldukça temiz ve heladan bile su içebiliyorsunuz (hehehe). Amma ve lakin biz Türkler için çok önemli bir icat olan taharet muslugu ne yazık ki burada yok, ona bir takım çözümler üretme aşamasındayım.

Sonuç olarak Stockholm görülmeye değer cağdaş bir dünya şehri. Şehirdeki bütün noktaları biribirine bağlayan metro şebekesi ile ulaşımı da kolay olan bu şehirde yeni alışkanlıklar da ediniyorsunuz. Örneğin her durakta ya da metro istasyonunda bir sonraki aracın kaç dakika sonra geleceğini gösteren tabelalar var (GPS ile çalışıyor) ve Türkiye’de yarım saat otobüs beklemek koymazken burada 7 dakika bekleyeceğimi (ki o da en uzun vakit) isyan ediyorum. Kısacası burayı oldukça beğendim ve şimdi düşündüm de, ülkemi (insanları dışarıda bırakıyorum) şu an için pek de özlemedim (sonra koyacak biliyorum, o ayrı konu). İlgilenenler için son not, ayın galiba 16’sında burada Fenerbahçe ile Solna takımı arasında UEFA kupası maçı var, Solna stadı evime sadece 5 dakika uzaklıkta ve Türkleştirdiğim birkaç İsveçli'yi de yanıma alıp maça gideceğim. İlgilenenler olursa mutlaka beklerim.

 

_____________________________
© 2006, Her Hakkini Sakladim.