İsveç Bayrağý Gökçe'nin İsveç Maceraları
Ana Sayfa
Neler Oldu?
2002'deki halim
İsveçliler
Stockholm & Ülke
Yeni Deneyimler
Sık Sorulanlar
Resimler
Yorumlar
Forum

Yeni Deneyimler

Ilk Kulturel Sok : (20.11.2002)
Geldigim hafta (spor manyagiyim ya) universitedeki arkadaslar ile anlastik ve bir spor merkezine gitmeye karar verdik. Bahsettigim yer oldukca kalabalik, her turlu kondusyon aletinin, cihazlarin ve step filan gruplarinin bulundugu bir saglik merkezi. Sporumuzu yaptiktan sonra dus alip saunaya gitmek icin soyunma salonunun yolunu tutunca ilk soku yasadim. Icerideki tum erkekler ciril ciplakti. Bununla beraber duslar acik ve ortak - yani perde yok, yan yana ve kic kica dus aliyorsun - ve tabi ki herkes te anadan uryan gezinmekte ortalikta. Bu konu ile ilgili tabulari olan bir kulturden geldigimden ve bu detayi hesaba hic katmadigimdan once kacacak delik aradim biraz dusunmek icin. Arka kapidan tuvalete gectigimi sanirken actigim kapinin ardindan ciplak bir hanim efendi cikti, bayanlar soyunma odasina daliyordum. Bu bayan ile filmlerde rastlanan goz goze gelme sekansinda hanim efendi benim art niyetli bir sapiktan ziyade kapida yazan uyariyi okumaktan aciz bir mal oldugumu anlamis olacak ki tepki vermedi. Ben ikinci soku atlattiktan sonra kapiyi kapatip kactim.

Ciplak bayanlari birakip kendi mahllime dondukten sonra her zaman soylenen fekat uygulamada gecerli olmayan ozdeyisimizi hatirladim (Yigidin mali meydandadir.) ve buradan almis oldugum cesaret ile ciplak erkerkler dunyasina ben de adimimi attim. Ilk bir iki deneyimimde yok kicim acikta, yok seyim meydanda diye takintilar yaptiysamda artik (eee Ericsson'un salonuna haftada 3 kez gidince) tamamen alistim, hatta ne kadar rahat ve pratik oldugunu kabul ettim. Ev arkadaslarim (onlar da biraz kapali kulturlerden geldiklerinden dolayi) bu tabuyu yikamadilar ve her defasinda eve donup dus aliyorlar, ve muhtemelen de yikamayacaklar.

Buradan cikarttigim ders su; toplum olarak aliskanlik haline getirmis oldugumuz tabularin bircogu bizi gereksiz rahatsizliklara itmekte. Adamlar dogduklarindan beridir birbirleri arasinda nu olarak takildiklarindan dolayi bu konuyu hicbir zaman takinti veya kompleks olarak adletmemisler ve bu konuda acikcasi cok daha rahatlar. Biz ise bu konularda tabular, tabularla beraber dusunulmesi gereken gereksiz detaylar yaratmisiz. Buraya gelip herkesin yaptigini siz de yapinca her ne kadar bu ortadan kalksa da, kendi ulkeme geri donunce bu konudaki rahatligima insanlar nasil tepki verecekler gercekten merak ediyorum. Ama bildigim bir sey var, insanin kendi vucudu ile ilgili komplekslere ihtiyaci yok.


Dil Konusu: (20.11.2002)
Burada hemen hemen herkes oldukca iyi seviyede ingilizce konusuyor. En dusuk seviyede dukkana giriyorsunuz Ingilizce biliyorlar, metroda karsinizda oturan kisi ile muhabbet etmeye basliyorsunuz Ingilizce biliyorlar. Benim icin en iyi nokta ise benim dahil oldugum tum ortamlarda, -toplantilar, yemekler, sunumlar, sohbetler yada baskalarinin odalari- siz ortama girdiginiz anda dil Isvecceden Ingilizce'ye geciyor. Her ne kadar bir cok gelismis toplumda da ingilizce bilme orani yuksek olsa da, insanlarin en ufak detaylarda bile size bu kadar saygi gosterip hic mevzu bahis bile yapmadan dili degistirmeleri gercekten oldukca onemli. Bu sadece calistigim firma global diye gecerli olan bir olay degil, arkadaslarinizla takildiginiz barda baska bir masaya gectiginiz de yada tanimadiginiz bir eve oturmaya gittiginizde her ne kadar sizi ilgilendirmese de otomatikman olan bir olay. Bunun her bireye indirgenmesi de ayri bir cagdaslik gostergesi olsa gerek.

 

_____________________________
© 2006, Her Hakkini Sakladim.